Seni Görüyorum – I See You izle (2019)

Seni Görüyorum – I See You izle (2019)

Seni Görüyorum – I See You izle (2019)

Justin Whitter adında henüz daha 10 yaşında olan küçük bir çocuk ortadan bir anda kaybolur. Justin boş vakitlerinde evin yakınlarındaki ormana gider ve orada zamanını geçirirdi. Yine bir gün bisiklete binmek için gittiği ormandan geri dönmez. Ailesi hemen durumu polise bildirir ve polis teşkilatı Justin’i bulması için bir dedektif görevlendirir. Olayı soruşturmak için görevlendirilen dedektif Greg Harper, Justin’in ortadan kayboluşunda tanıdık bir şey bulur. Yaklaşık 15 yıl önce yine buna benzer bir çocuk kaybolma soruşturmasını almıştı ve o olayla benzerlikleri olduğunu görür. Ancak Greg o zamanki çocuğu kaçıranı yakalatmıştı. Dolayısıyla Justin’i kaçıran o olamazdı. Greg araştırmaya devam ettikçe olaylar üzerine sıçramaya başlar.

1 Dehşet Verici Kötü2 Korkunç3 Çok Kötü4 Kötü5 Ortalama6 İyi7 Güzel8 Çok Güzel9 Harika10 Şaheser (3 votes, average: 8,33 out of 10)
Loading...
Metascore :
65
Eklenme tarihi : 01-11-2020
Film yaş sınırı : Not 17+ aile eşliğide.ated
Vizyon tarihi : 06-12-2019
Ayrıca film böyle tanınır : I See You, À Espreita do Mal, В тихом омуте, Vidim te, Vidím ťa, 搞鬼, Seni Görüyorum
Yapım : (2019)
Süre : 1 saat 36 dakika
Filmin ödülleri : 1 Ödül
Filmin toplam bütçesi : $3,000,000
Filmin toplam hasılatı : $77,668
Filmin çekim yapıldığı ülke : USA
Filmin çekim yapıldığı şehir : Lakewood, Ohio, USA

Yönetmen

Oyuncular

Helen Hunt
Jackie Harper
 Jon Tenney
Greg Harper
 Judah Lewis
Connor Harper
 Allison Gabriel
Officer Grace Caleb
 Erika Alexander
Lieutenant Moriah Davis
 Adam Kern
Window Repairman
 Riley Caya
Justin Whitter
 Nicole Forester
Mrs. Whitter
 John Newberg
Mr. Braun
 Teri Clark
Mrs. Braun

Bunu sevenler aynı zamanda bunları da sevdi.
Film Resimleri

Yorum Yapmak İster Misin?

Spoiler Ekle
  1. murat 42 dedi ki:

    güzel film izlenir

  2. Mert dedi ki:

    vay be beklediğimden çok iyi çıktı özellikle filmin ilk yarısında ben paranormal korku filmi zannederek izliyordum çok iyi bağladılar bravo senariste

  3. aslanbey dedi ki:

    iyi film beğendim

  4. Kıymet dedi ki:

    Kaplumbağa kadar yavaş ilerlediği için, 1.5x hızıyla izlemek zorunda kaldım.. Olay evin içinde gerçekleşiyor, polis soruşturmasından çok aile içindeki sorunlara odaklanılmış, 2 bölümden oluşuyor, filmde bir gizem var ama fazla açıklayıcı değil.. Beklentinizi yüksek tutmadan, sadece izlemenizi önerebilirim…

  5. Anonim dedi ki:

    Hikâyesi, Devon Graye tarafından yazılan “I See You”, yönetmen koltuğunda Adam Randall’ın oturduğu bir drama…

    Prömiyeri, 11 Mart 2019’da South by Southwest Film Festivalinde (SXSW) yapılan ve 6 Aralık 2019 tarihinde Amerika’da vizyona giren filmin, hâlihazırda filmin IMDB, Rotten Tomatoes ve Metacritic gibi mecralarda ciddiye alınacak miktarda oydan oluşan bir izleyici ve yorumcu puanı ortalaması bulunmamaktadır…

    O nedenle bizde, Roger Moore’un Movie Nation’daki 4 Aralık 2019 tarihli yorumunda, “Gergin, akıllı ve tatmin edici” bulduğunu belirttiği senaryosu nedeniyle (hem de daha ilk denemesinde) Devon Graye’in yazar olarak eleştirmenlerin radarlarına girmesini sağlayan bu filmi, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle bizzat kendimiz mercek altına alarak incelemeye ardından da puanlamaya çalışacağız…

    Bunun içinde, oldukça düşük bir bütçeyle çekildiği her halinden belli olan filme ilişkin ilk tespitimizi, sonrasında da naçizane ilk önerimizi paylaşalım istiyoruz…

    Bu bağlamda da işe; karşımızdakinin, bittiğinde son kırk dakika içinde yaşanan şok ve sürprizler sebebiyle amiyane tabirle, “Vay anasını be!” diyerek derin bir nefes alacağınız, birbirini tamamlayan iki farklı bölümden oluşan “oldukça sağlam kurgulanmış” bir gerilim filmi olduğunu söyleyerek başlayabiliriz…

    Öyle ki, filmin ilk kırk beş – elli dakikalık bölümünde hikâyenin geçtiği yemyeşil doğanın içindeki küçük bir Amerikan kasabası ile odaktaki üç katlı evde yaşanan olaylar zinciri insanda, “paranormal” konulu bir film izlediği duygusu uyandırdığı gibi bir yerlerden hayalet, kötü ruh vs. tarzında bir şeyler fırlayacakmış gibi bir beklentiye girmesine de yol açıyor…

    Ne zamana kadar?

    Tabii ki de, ikinci bölüme kadar…

    Artık ondan sonra, her saniyesinde tempo giderek yükselirken, “sinirlerinizin de allak bullak olacağı” ve emniyet kemerlerinizi bağlayarak koltuklarınıza sımsıkı yapışmanız gereken bambaşka bir süreç başlıyor filmde…

    Zira bünyeden bünyeye değişiklikler gösterebilecek olan “zihinsel bir türbülans sağanağı” neredeyse kaçınılmaz bir hal alıyor…

    Bu bölüm, daha önce anlam veremediğiniz olayların tamamının yanıtlandığı biraz kanlı bir bölüm oluyor… Ki, bir yerde de aslında film, Adam Randall’ın, Graye’in senaryosunun da yardımıyla “Mike Flanagan vari” marifetlerini de sergilediği son kırk dakikaya dönüşmüş oluyor…

    Elbette kendisi bu işte yalnız değil…

    Bu gerilim ve kötülük yüklü “kasvetli” atmosferi yakalamasında, başta görüntü yönetmeni Philipp Blaubach’ın kameradaki, editör Jeff Castelluccio’nun kurgudaki ve sıra dışı müzikleriyle William Arcane’ın büyülü dokunuşları olmak üzere teknik ekibin katkıları da oldukça büyüktü… Ancak bize göre, Academy ödüllü Helen Hunt’tan genç yetenek Owen Teague’ye kadar kadrodaki oyuncuların performansları da yeterince iyiydi…

    “Spoiler” vererek, filmi bizden sonra izleyecek olanların ağzının tadını kaçırmak istemediğimiz için, yorumumuzu burada noktalıyoruz…

    Belki, yine klasik bir laf olacak ama diğer yorumlarımızda olduğu gibi “spoiler vermeden” yazılmayanları yazmaya, anlatılmayanları anlatmaya, söylenilmeyenleri söylemeye çalıştığımız bu satırlar filme ilişkin ilk tespitimiz olsun…

    İlk önerimize gelince:

    O hakkımızı da bu kez, sinemada farklı lezzetlerin peşinde koşan sinemasever dostlara, “Adam Randall ve Devon Graye isimlerini de ajandalarınızın bir köşesine kaydetmeyi unutmayın” diye seslenerek kullanmak isteriz…

    Sonuç olarak, kendi değerlendirme sistemimiz içinde “İyi” kategorisine dâhil ederek puan olarak da 7 verdiğimiz bu film için önerimiz de, olumsuz yorum ve puanlara aldırmadan, “muhakkak bir şans da siz verin” şeklinde olacak…

    Keyifli seyirler…

    Son bir not:
    Üst seviyedeki tekniği ile bizde yarattığı olumlu izlenim sonucunda Adam Randall’ın “iBoy” (2017) isimli Netflix yapımı filmini de yorum programımıza dâhil ettiğimizi duyurmuş olalım…

  6. sadecebirmahluk dedi ki:

    Son dönem gerilim/korku filmleri arasında kendini gösteren I See You, bence ol(a)mamış, bir deneme.
    Klişe korku ögeleriyle başlayan filmimiz- tam da "Ben ne izliyorum?" dedirtirken izleyicisine- aniden kendini mistik bir gerilime eviriyor. Doğal olarak merak dürtüsünü tetikliyor ve 97 dakikalık bir eziyete katlanmak zorunda kalıyorsunuz.

    Senaryodaki ters köşe sevdası, alt yapısı sağlam bir filmi temelden dinamitlemiş sanki. Yine senaryodaki boşluklar, tesadüflere kurban edilmiş olay örgüsü, geliş(e)meyen karakterler filmin olumsuz yanları… Sadece filmin ikinci yarısındaki konuya odaklanılsa belki de "Get Out", "Don’t Breathe", "Bad Samaritan" vb. türdeşleri gibi gerilim dozu yerinde bir film ortaya çıkabilirdi. Bunun yerine her şeyden bir tutam katılarak bulamaç gibi bir film ortaya konulmuş.

    Bir de insan "Sana ne olmuş böyle Helen Hunt abla?" demekten kendini alamıyor film boyunca. Neredeyse paranormal olayları direkt Helen ablamıza yükleyesi geliyor insanın.

    Zaman değerli. Kaybetmemek lazım.

    10 üzerinden 5 bu filme. O da Helen ablamız hatırına..

  7. Anonim dedi ki:

    Belki de çok fazla film seyretmekten kaynaklı olabilir, ben pek beğenmedim. Basit bir tv filmi kıvamında gibi geldi bana..

  8. Anonim dedi ki:

    Açıkçası filmi genel hatları itibariyle beğendiğimi söyleyebilirim. "Twist"ler zorlama değildi. Her ne kadar basit de olsalar artı değer katmışlar. Gerilim müzikleri de güzel ve yerindeydi. Filmedeki en büyük sorun oyuncular ve oyunculuklar bence. Hele hele anne rolündeki Helen Hunt. Çok kötüydü. Yani onun olduğu her sahnede soğudum filmden. Çocukları rolündeki Judah Lewis de kötüydü. Baba eh işte. Sürprizbozan: GösterEve giren ergenler de kötüydü.

  9. Anonim dedi ki:

    I See You korku filmlerinin türleri arasında çok güzel geçişler yapan, twistleri hiç de zorlama olmayan, gayet tutarlı ve merak uyandırıcı bir film olmuş. Spoiler vermemek adına hangi türler arasında geçiş yaptığını söylemeyeceğim. Korkudan ziyade gerilim. Filmin ortasında 20 dakikalık tempo düşüşü oluyor, oralar sıkıcı. Mantık hatalarına çok takılmazsanız sevebilirsiniz.

  10. cyprusplus dedi ki:

    Baştan sona tahminleri boşa çıkarıp ters köşe yapan bir film. Filmin ilk yarısı gerilimin iyi olduğu yerler var. Oyuncuklarda biraz iyi olsa fena film değildi

  11. murat34potoy dedi ki:

    Herkes söylemiş bende söylemeden edemicen neydi o kadının yüzü aman allah’ım bakılır gibi değil piramitlerin altından çıkarıp filme monte etmişler adeta, mumya gibi surat var kadında.

    Film desen maalesef hiç bir özelliği olmayan sıradan sıkıcı öyle övülecek bi yanı da yok hiç eğip bükmeye gerek yok kısacası izlemeye değmez..

  12. bombolini dedi ki:

    İlk 1 saat sıradan bir gerilim-korku gibi gidiyor ama son yarım saat çok iyi hatta finali ise bayaa bir süprizli.

  13. Movie Time dedi ki:

    Fazla bir beklentim olmadan izlemeye başladım. Sıkıcı vasat bir korku filmi olsa gerek diye düşündüm, ancak film ilerledikçe olayların mantıklı yerlere varması izleyiciyi ters köşe yapması ve süpriz bir finalle son bulması,her gerilim filminin bol efektli ya da öcülü böcülü olması gerekmediğini bizlere göstermiş olması takdire şayandır diyerek izlemenizi tavsiye ediyorum.

  14. Anonim dedi ki:

    Yani filme Helen Hunt’ın yüzü sebebiyle alışmak biraz zor oldu. Bu kadar kötü mü olur plastik ameliyat dercesine, aşırı yüzünü gerdirmesi yılların aktrisini itici yapmış. Bundan sonra korku filmlerinde oynarsa prim yapabilir. Filme gelirsek başta akışı baya sıkıcı olmakla beraber bu mu beğendikleri film diyorsunuz ama sonra farklı olaylar örgüsü nedeniyle sarmaya başlıyor. Gerilim müziklerin katkısı baya büyük.

  15. moderator dedi ki:

    Merakla izledim. Bence gayet iyiydi. Kurgusu da hoşuma gitti. Bir yer mantıksız geldi ama olsun sorun değil.

  16. Nafta03 dedi ki:

    gizem gerilim severler izlesin , film türü için korku demişler ama alakası yok . Gizem gerilim sevmiyorsan filmi izleme sana göre değil derim. paun olarak 6.8 tam ederidir zannımca.

  17. ilkerkocak dedi ki:

    1- Film bir gerilim filmine göre ince işçiliğe fazlasıyla sahip. Kurgu, sahneler üzerinde epey çalışılmış.
    2- Başından sonuna kadar inandırıcılık sorunu rahatsız etti. Son sahneye kadar, bu olmaz dedirten çok fazla detay var.
    3- Helen Hunt’u 57 yaşında yüz olarak bu kadar ifadesiz ve çökmüş görmek üzücüydü. Birçok sinemasever için filmde sürekli bir rahatsızlık yarattığına eminim.
    4- Filmin bütünü için görüntü yönetimi, kurgu, teknik işçilik için başarılı desem de senaryo da ciddi sıkıntılar söz konusu. Türü seven biri olarak film beni tatmin etmedi.
    Notum: 5.5/10…

  18. cambazzz dedi ki:

    Film ilk 20 dakikasında acaba kapatsam mı durumuna götürüyor sizi. Maalesef Helen Hunt da buna sebep durumlardan bir tanesi. 56 yaşında bu hale gelmiş olması üzücü. Ekrana bakmakta ve filme alışmakta zorladım açıkçası. 20. dakikalardan sonradan tempo süper yükselmese de film gerçekten orjinal bir hale bürünüyor, muazzam şekilde merak uyandırıyor ve gizem çözülmeye başlıyor. Lost, Dark, Us vb. yapımlardaki müzikler filmi artı değer katıyor.

  19. erhan307 dedi ki:

    filmin sözde gerilimi neredeyse sadece müzik kullanımı ile oluşturulmaya çalışılmış ama o da bir yerden sonra boşa düşmeye işlevsizleşmeye başlıyor. filmde irkildiğim tek sahne oldu. zaten filmin yarısından sonra olay gerilimden çok polisiyeye dönüşüyor ve hikaye tüm gizemini kaybediyor. hikayedeki en büyük eksiklerden biri de filmdeki asıl kahramana bir derinlik kazandırılamamasından kaynaklanıyor bence.

  20. Therion dedi ki:

    En başından itibaren bir dizi "paranormal aktivite" zannettiğimiz olaylarla yüzleşiyoruz, sonra birden filmin seyri değişiyor. İzlenebilirliği yüksek bir film.
    Hollywood kadınları yaşlanmaya direnmemeli… Allah aşkına Helen Hunt bu role hiç olmuş mu? Çocuğun annesi rolünde ama ninesi olsaydı keşke… Memleketlerinde kadın kıtlığı varmış gibi bir de yasak ilişkisi filan… Yaşına göre rolleri tercih etse ya… Bu estetik ucubelerini görünce Helen Mirren, Judi Dench gibi oyunculara saygım artıyor… Uzun vadede filmden aklımda kalacak tek şey suratında maske varmış gibi kendini mahvetmiş Helen Hunt… Yaşlanmak güzeldir…

  21. lioncan dedi ki:

    Net 7.5 lik film. senaryo, oyunculuklar gayet güzeldi. Filmin sonu da hiç beklenmedik bir sona ulaşıyor. Böyle kaliteli film her zaman denk gelmiyor.

  22. Anonim dedi ki:

    helen huntun suratındaki degişim filme odaklanmamı engelledi ilk yarı filme gelince orta karar seyredilir çokta abartı bişy yok yokluktan olsa gerek yorumlarda biraz şişirilmiş puanım 6

  23. Anonim dedi ki:

    Son zamanlarda yapılan iyi filmlerden. Bu kalitede film senede üç beş anca çıkar. 7lik ama 8 verdim. Puanı düşük kalmış

  24. Desperatess dedi ki:

    Ben filmi beğendim. Türler arası gidip geldi ve bir kaç ters köşe yaşattı bize. Helen Hunt’un yüzünü gerdirmesi kötü olmuş. Belli yaşa gelmiş kadın akristlerin çoğu bu hataya düşüyor nedense. Mimik yapamayacak hale gelmiş.